Nallıhan

Bugün İç Anadolu’da modernle geleneksel olanı, eskiyle yeniyi en güzel buluşturabilmiş ilçe hangisi diye soracak olsak, yanıt Nallıhan olur hiç kuşkusuz. Bunu da hiç öyle kendini öne çıkartarak, gürültülü patırtılı tanıtımlarla değil sessiz sedasız başarıyor. Kapılarını modern dünyanın nimetlerine açarken kendisini bugüne taşıyan tarihini ve doğal zenginliklerini de yanında getiriyor.

 

Tarihi İpek Yolu ve Roma Yolu üzerinde yer alan Nallıhan; yüzyıllar boyu nice kavimleri, orduları, kervanları konuk etmiş sınırlarında. Tarihe tanıklık eden ilçenin günümüze yadigar kalan kadim eserleri arasında Juliopolis ören yeri ile Kocahan ve Uluhan hanları ayrı bir öneme sahip. İstanbul-Gebze-Taraklı-Kayaboğazı-Dumanköy-Gerişler-Kamışlık-Kilciler-Ericek-Sarılar hattı üzerinden Nallıhan ilçesine giriş yapan tarihi yol, Aladağ Çayı (Siberis-Skopas) köprüsünden geçerek Çayırhan Gülşehir’deki (Sykeon) Juliopolis’e ulaşıyordu. Günümüzde büyük kısmı Sarıyar Baraj suları altında kalan Juliopolis antik yerleşimi, Bhitinya ile Galatya ülkeleri arasındaki sınıra konuşlanıyor. Antik dünyanın önemli yol güzergahlarından biri sayılan Khalkedon, Nikomedia ve Nikiaia üzerinden Ankara’ya giden Roma yolu üzerinde bulunan ören yerinin nekropol alanında yapılan kazılarda takılar, mücevherler, sikkeler, bronz ve demir eşyalar, seramik, kandil vb gibi eserler gün yüzüne çıkarıldı.

 

Öte yandan 1603-17 yılları arasında İstanbul-Bağdad yolu üzerindeki Nallıhan’da, Sadrazam Nasuh Paşa tarafından hanlar yaptırılmıştır. Çoğunlukla sultan, vezir ve diğer devlet büyüklerince yaptırılan hanlar ve kervansaraylar; kale gibi sağlam, dönemin süsleme özellikleriyle bezeli, ticaret, sosyal yardım ve kültür müesseseleri konumunda olan anıtsal yapılardı. Ticaret yolları üzerinde kurulan ve kamu yararına çalışan bu hanlar, özgün tasarımları, kale duvarlarına benzeyen güvenli duvarları ve görkemli taç kapıları ile birer ‘simge yapı’ olarak dönemin gücünü ve zenginliğini temsil etmekteydi aynı zamanda. İlçe merkezinde dikdörtgen şeklinde planlanan Kocahan, 1594 yılında Nasuh Paşa tarafından dönemin Ankara valisi Mustafa Paşa’ya yaptırılmıştır. Çayırhan yerleşim sınırlarındaki tarihi han ise baraj suları altında kaldığı için günümüze ulaşmamıştır.

Nallıhan ilçe sınırlarındaki diğer tarihi yapılar arasında Çayırhan Mağaraları, Yenice köyü Merdivenli Kale, Kanlıtepe Nekropolü, Karahisar Kalesi kalıntıları, Beydili Bizans kalıntıları,  antik su kanalı, 1599 yılına tarihlenen Nasuh Paşa Cami, Soğukkuyu köyü kümbeti, Subaşı hamam kalıntıları sayılabilir. İlçede ayrıca Türk-İslam kültürünün önemli dervişlerinden Tapduk Emre, Tekke köyünde Bacım Sultan, aynı isimli köyde yer alan Ömer Şeyh, Nallıkozlu köyü Şeyh Cafer Sadık, Akdere köyü Hoşebe, Sobran köyü Hasan Dede ve Çayırhan beldesinde Davutoğlu türbeleri bulunmaktadır.

 

Ankara’ya 160 kilometre uzaklıkta Nallıhan ilçesinin en yüksek zirveleri Sarıçalı (1740), Karakiriş (1507) ve Andız (1420) dağlarıdır. Eskişehir sınırını oluşturan Sündiken Dağları’nın yükseklik skalası ise 1818-1585 metre aralığındadır. Başlıca akarsuları Sakarya, Nallıhan ve Aladağ çayları olan ilçenin göllerini ise Sarıyar, Gökçekaya ve Yenice barajları ile Bozyaka, Çamalan ve Eymir göletleri oluşturur. Doğal güzellikleri arasında Uyuzsuyu ve Soğukkuyu şelalelerinin yer aldığı yerleşimin yüksek platolarını Andız, Bozarmut (Alıç), Beydili, Çalı, Sarsın, Kozlu ve Demirçal gibi yaylalar süsler. Yaklaşık 35 metreden dökülen Uyuzsuyu Şelalesi Nallıhan'a 27 kilometre uzaklıkta yer alır. Karacasu Köyü içerisindeki şelale günümüzde, çevre düzenlemesiyle bir mesire alanı olarak hizmet vermektedir. Soğukkuyu köyü içerisinde yer alan ve yaklaşık 15 metreden düşen şelale ise, hayvan figürlerinin görülebileceği mağaraları ile ünlüdür.

 

1951-1956 yılları arasında inşa edilen ve Türkiye'nin ilk büyük HES (hidroelektrik santralı) barajı olan Sarıyar Barajı Gölü’nün bir bölümü günümüzde Çayırhan Tabiat Parkı ilan edilmiştir. 1994 yılında koruma altına alınan ve kuş gözlemciliği yapılabilen alanda yaklaşık 180 kuş türü görülebilir. Rengarenk görüntüleriyle gölet üzerinde uçan ve bölgede üreyen kuş türleri arasında Akkuyruklu Kartal, Sakarca Kazı, Angut, Küçük Kuğu, Sessiz Kuğu, Elmabaş Patka, Tepeli, Dikkuyruk, Akbalıkçıl, Gri Balıkçıl, Gece Balıkçıl, Leylek, Turna, Küçük Akbaba, Kara Leylek, Kara Çaylak, Gökdoğan, Küçük Orman Kartalı, Kara Akbaba sayılabilir.

Asarlık Tepeler ve Kaba Ardıç tabiat anıtları, Nallıhan’ın doğal zenginliklerinin öne çıkan isimleridir. Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınmasıyla oluşan yükseltilerin renk harmonisi yarattığı Asarlık Tepeler, 52 hektarlık alanı kaplamaktadır. Meyilhacılar köyü Kabaardıç mevkisindeki 750 yaş, 20 metre boy ve 9 metre çevre genişliğine sahip Ardıç Ağacı ise yöre halkı tarafından kutsal sayılmaktadır. Sarıçalı Dağı çevresinde ise anıt karaçam, fındık, ıhlamur, meşe ve kavak ağaçları görülebilir. İlçenin diğer doğal güzellikleri arasında Tek Çift Kuyusu, Kırk Kızlar Mağarası, Gelin Kayası, Hosebe ve Kayıkbaşı mesire alanları, Sarıçalı Dağı’nda Evliyalar Ardıcı, Dilek Kuyusu, Ezan Kayası, Kuzucular Kanyonu yer almaktadır.

Bu arada 50 yıl öncesine kadar Türkiye topraklarında yaygın olarak görülen Anadolu Yaban Koyunu, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine tekrar kazandırılması amacıyla 2004 yılında Sarıyar barajı yakınlarındaki Karatepe mevkisinde doğaya bırakılmıştır. Bölgeye salınan 52 adet yaban koyunu, hiçbir adaptasyon sorunu yaşamadan yeni yaşam alanları olan Nallıhan’da üremeye devam etmektedirler.

Her yıl eylül ayında Tapduk Emre ve İğne Oyaları Kültür Sanat Festivali düzenlenen Nallıhan ilçesinde iğne oyaları, halı, kilim, bez dokumacılığı, bindallı işleri, tel kırma gibi hediyelik el sanatları örneklerini satın alabilirsiniz. 

Yakındakiler